İstanbul

Bir şehrin sokaklarında neyle karşılaşacağımı bilmeden, hiç bitmeyecekmiş gibi dolaşmak ve sonrasında içeceğim bir fincan kahve. Bir seyahatten tek beklentim bu.

Belki basit bir istek. Ancak şimdiye kadar bunu sunan şehir sayısı bir elin parmaklarını geçmedi. Hem dünyanın bir ucundan insanları çekeceksin, hem de onlardan etkilenmeden kendini yaşayacaksın. Zor iş. Yüzlerce yıl uğraşıp, bir yapıyı dikmekten daha zor.

İşte sokaklarında dolaşmaktan en çok keyif aldığım 5 şehir:

Londra

Monmouth kahvecisi ile tanışmam Londra’ya ilk gittiğimde oldu. Bir hafta sonu akşama doğru, dükkanın kapısı suratıma kapandı. Bir bankadan daha disiplinli çalışıyorlar. Saat 18:30’da ne olursa olsun kahve satışı duruyor ve pazar günleri kapalı. Bulunduğu yer Covent Garden, yani Londra’nın kalbi diyebileceğimiz bir yer. O saatlerde birlerce insan sokaklarda.

Londra’da her sokak sürprizlerle dolu. Her sokağın kendine özgü bir hikayesi var.

Milano

Espresso’nun mucitlerinin şehrinde dolaşmak büyük keyif.

Milano’ da bir park.

Kudüs

Binlerce yıllık tarihle iç içe bir şehir. Dünya’da bu tarihi yaşayan belki de tek şehir. Kudüs’ün dar sokaklarında dolaşmak her zaman heyecan verici.

Kudüs Gezilecek Yerler

Bükreş

Doğu Avrupa’nın küçük Paris’i. Bükreş’te Paris’ten daha çok keyif aldım diyebilirim.

Bükreş Gezilecek Yerler

ve İstanbul

Taksim – Galata arası bence dünyanın en güzel yürüyüş rotası. Ya da Beyazıt’tan başlayan yine Galata’da biten rota. Bu rotalara binlercesini ekleyebilirsiniz.

İstanbul’da kahvenin yerini çay alıyor. Ara bir sokakta bir bardak çay, yaşanabilecek en büyük keyif.

İstanbul

Bir Cevap Yazın