Roma Gezilecek Yerler: Güzel meydanlar diyarı

0
306
Roma Gezilecek Yerler

İki günlük Roma gezintimde gördüğüm yaşadığım herşeyi burada toparlamaya çalıştım. Daha önce önünden geçtiğim tarihi yapılar, hızlıca geçtiğim meydanlar vardı. Bu seyahatimde buralara daha fazla vakit ayırdım. İki günde 35,8 km yürüyüp 65 kat çıkmışım. Gezilecek yerler listemi bitiremediğim gibi liste daha da büyüdü.

1. Gün

Kolezyum– Aslında Roma’da iki günümü de Vatikan’ı gezerek geçirmeyi düşünüyordum. Ancak sonradan kararım değişti. Kolezyum’u daha önce birkaç defa sadece dışardan görüp geçmiştim. Dünyadaki en büyük en eski Roma kalıntılarından biri olan bu yapıyı bu defa içerden görmeye karar verdim.

Kolezyum arenaya giriş

Giriş o kadar kolay olmadı. Kapıdaki sıra saatler sürecek gibiydi. Ben de sıra beklememek için bir tura katıldım. Hemen başlayacak dedikleri tur ile neredeyse 1 saat sonra içeri girebildim. Roma’ya gitmeden biletinizi bu adresten www.coopculture.it alırsanız kapıda çok fazla sıra beklemeden Kolezyuma girebilirsiniz.

Kolezyum içerden görünüm

Kolezyum 10 bin köle kullanılarak sadece 8 yılda tamamlanıyor. İçerde sergilenen maketinin yapımı bile 22 yıl almış. Açılış törenleri başladığında 11 bin gladyatör 100 gün boyunca gece gündüz dövüşür, törenlerin sonunda 2 bini ölürmüş. Ayrıca bu süre zarfında 9 bin vahşi hayvanda öldürülürmüş. Bundan dolayı Kuzey Afrika’da aslanların soyu tükenmiş.

Kolezyum’da arkeolojik kazı çalışmalarının hala devam ettiğini gördüğümde şaşırmıştım. Gladyatörlerin ve vahşi hayvanların nerede tutuldukları, arenaya nasıl çıktıkları, kral ve senatörlerin nerede oturdukları gibi pekçok detayı da görebilirsiniz. Kolezyum’un içerisinde o dönemden bazı tarihi eserlerin sergilendiği alanlar da var.

Palatino Tepesi- Kolezyumun yanı başında arkeolojik kalıntıların bulunduğu devasa bir alan. Romanın asıl tarihi burada yatıyor. Eski Roma’daki hayatı görüyorsunuz. Mesela, aşağıdaki ilk resim halkın yaşadığı apartmanlardan bir kalıntı. İkinci resim ise zengin birinin evinin bahçesiymiş.

Eski Roma’da halkın yaşadığı evler.
Eski Roma’da sadece bir kişiye ait bir evin bahçesi.

İstanbul gibi Roma da 7 tepe üzerine kurulmuş. Palatino Tepesi’nde Roma’daki en eski yapıyı yani Roma şehrinin temelinin atıldığı yeri, ilk Roma imparatoru Augustus‘un yaşadığı evi ve eski zamanlardan pek çok saray kalıntılarını görebilirsiniz.

Forum- Palatino tepesindeki evlerin arasında biraz ilerledikten sonra yol Forum’a çıkıyor. Bir zamanlar mağazaların, kahve dükkanlarının (o zamanlar kahve var mıydı bilemiyorum), mabetlerin ve toplantı alanlarının olduğu yer. Yani sosyal hayatın aktığı yer burasıymış.

Forum, Roma.

Trajan Anıtı- Antik Roma’da ziyaret ettiğim son yer bu anıt oldu. Trajan anıtı ile ilk kez Bükreş’te karşılaşmıştım. Daçyalılarla olan savaştan kesitlerin anlatıldığı kabartmaları 1 saate yakın inceledikten sonra, anıtın kopya olduğunu öğrendiğimde büyük hayal kırıklığına uğramıştım. Roma’ya kadar gelmişken orjinalini de gördüm.

Anıt, o sıralar Daçyalılarla -bugünkü Romanya topraklarında- savaşmakta olan Trajan adına yaptırılıyor. Anıtta savaştan olayların anlatıldığı kabartmalar mevcut. Trajan kendi adına yapılan bu anıtı göremeden ölüyor. Bükreş Ulusal Müzesi’nde sergilenen kopyası Vatikan tarafından yaptırılarak Romanya’ya hediye ediliyor.

Compo dei Fiori– “Roma dilber çeşmeler diyarıdır” diyor Stendal. Bu meydanda çeşme yok. Tam ortasında engizisyon tarafından yakılan gökbilimci Giordano Bruna’ nın heykeli var.

Compo dei Fiori meydanı

Roma’da her meydan birbirinden güzel. Neredeyse hepsi turistler tarafından kuşatılmış durumda. Burası biraz İtalyan kalabilmiş yerlerden. Pazar kuruluyor ama yetişemedim. Kahve dükkanlarından birine oturup temizlikçilerin pazardan kalanları temizlemesini izledim. Hoş bir meydan.

Pantheon– Sırada Roma’da en çok sevdiğim meydanlardan bir diğeri Piazza Navona var. Ancak kapanmak üzere olan Pantheon’a uğrayıp öyle geçiyorum.

Pantheon, Roma.

Pantheon yaklaşık iki bin yıl önce Hadrian tarafından yapılmış Roma’daki en eski en iyi korunmuş yapılardan. Bütün Tanrı’ların tapınağı anlamına geliyormuş. Girer girmez kubbesi dikkati çekiyor. Devasa bir kubbe, ortasında kocaman bir delik ve delikten sızan ışığın kubbede oluşturduğu görüntü. Farklı bir mimari, insanda acayip bir etki bırakıyor. Pantheon’da Raphael başta olmak üzere bazı sanatçı ve kralların mezarı bulunuyor.

Piazza Navona- Roma’da gitmekten en büyük keyif aldığım meydanlardan. Aslında Navona’ya çıkan sokaklarda dolaşmak daha çok hoşuma gidiyor. Meydanın kenarındaki kaldırıma oturup gösteri yapanları izledim.

Navona Meydanı, Roma.

Ortadaki çeşmenin etrafında dolaştım. Bernini’nin “Dört Irmak” çeşmesi. Her ayrıntısının fotoğrafını çektim. Çeşmenin dört köşesinden akan sular dört nehri ve dört kıtayı temsil ediyor. Tuna (Avrupa), Nil (Afrika), Ganj (Asya) ve Rio de la Plata (Amerika). Çeşmenin ortasında bir dikilitaş ve üzerinde bir kuş heykeli var. Kuşun adı “Barış Meleği”.

İspanyol Merdivenleri- Roma’da ilk günü bu merdivenlerde oturarak bitirdim. Günbatımına doğru şarkı söyleyen sokak sanatçıları ile birlikte vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

İspanyol Merdivenleri, Roma.

2. Gün

Roma’da ikinci günüm Vatikan ve günün sonunda Trevi Çeşme’sini görerek geçti. Vatikan’da aldığım notları ve fotoğraflar burada paylaştım: Vatikan Gezilecek Yerler: Ya da Michalengelo’nun harikaları

Trevi Çeşmesi- Evlilik arefesindeki bir çiftin Trevi Çeşmesine gelmesi, kalabalığın onları farkedip fotoğraf için yer açmaları ve ardından hep birlikte alkışlamaları, iki günün sonunda Roma’daki en güzel anlardan biriydi.

Trevi Çeşmesi, Roma.

Belki de dünyanın en meşhur çeşmesi. Sürekli kalabalık. Etrafı suya para atan ya da fotoğraf çekenlerle kuşatılmış durumda. Bir zamanlar bu çeşmeden su akmadığı zaman bütün Roma sessizliğe gömülürmüş. Tam 173 yıldır bu çeşmeden su aktığı rivayet ediliyor.

Trevi Çeşme’sini izleyen kalabalık, Roma.

bazı notlar:

Denildiği gibi, Roma gerçekten sonsuz bir şehir. Bu şehir hakkında ne kadar çok şey bilirseniz o kadar keyif alırsınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here