1993 yılında, Peter James’ in romanı “Host” iki adet disketle yayınlandı. Sonrasında, basılı kitaplar mı yoksa dijital kitaplar mı sorusu gündeme geldi. James, dijital kaynakların basılı kitaplara göre gelecekte daha popüler, daha kolay ve daha eğlenceli okuma araçları olacağını ileri sürdü. Bu iddiaya o dönemlerde ciddi bir cevap gelmedi.

Geçen süreçte dijital kaynaklar hızla yayıldı. Basılı kitapların tahtı sallanmaya başladı. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle de, şuan dijital kaynaklar en parlak dönemini yaşıyor. James’in iddiasının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği değil, artık ne zaman gerçekleşeceği tartışılıyor.

Çok değil birkaç yıl öncesine kadar, ben de James’le aynı düşüncedeydim. Kitapların ortadan kalkacağını yerini tamamen dijital kaynaklara bırakacağını zannederdim. Benim için internet günümüzün matbaasıydı ve zamanı geldiğinde kitabı öldürecekti.

Şimdi bu konudaki düşüncelerim daha net: Kitaplar asla ölmeyecek!

James’in dediği gibi, okumayı kolaylaştıran ve daha elverişli hale getiren birçok teknoloji geliştirildi. Tüm bunlara rağmen, kitaplar hala bir içeriği iletme işlevini kaybetmedi. Nedeni çok basit; bir kitap kendinden başka birşeye ihtiyaç duymaz ve okuyuculara hiçbir sensörün taklit edemeyeceği duygusal bir deneyim sağlar.

Gerçek şu ki, bu deneyimi yaşamak isteyen insanlar var. Bu insanlar var oldukları sürece de kitaplar basılmaya devam edecek.

Sizce hangisi? Basılı kitaplar mı yoksa e-kitaplar mı?

Bir Cevap Yazın